Cerrahpaşa Tıp Fakültesi

Bugünkü İstanbul Tıp Fakültesi’nin başlangıcı, 1827’de kurulan Tıphane’ye ve 1832’de kurulan Cerrahhane’ye dayanır.Tıbbi eğitimin çağdaşlaşması ise 1838’de başlamış ve bu iki tıp okulu Galatasaray’da “Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane” adı altında birleşmişlerdir.Bu okul 1848’de büyük bir yangında yanana kadar birçok düzenlemeye uğramıştır ve yangında oluşan büyük hasardan dolayı Humbarahane Kışlası’na taşınmıştır.Eski binanın yenilenmesinden sonra 1874’te tekrar bu binaya taşınmıştır.Bu tıp okulu Türk tıp tarihinde birçok yeniliğe ve çağdaşlaşmaya yol açmıştır.1903’te Haydarpaşa’ya taşınmıştır.1903’ten, 1933’te Atatürk önderliğindeki Üniversite Reformu’na kadar İstanbul Darülfünunu olarak bu kampüste kalmıştır.

1933’te İstanbul Darülfünunu İstanbul Üniversitesi adını alıp, tıp fakültesi ana binadan “İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi” olarak ayrılarak İstanbul’un Avrupa yakasına taşınmıştır. Ancak o yıllarda fakültenin kampüsü bir arada olmayıp, klinikler bütün İstanbul’a yayılmıştı. Bu yüzden fakülte, 1967’de iki ana kampüs oluşturma amacıyla iki fakülteye ayrıldı.Bu fakültelerden biri Çapa’da bulunup “İstanbul Tıp Fakültesi” adını almıştır, diğeri ise Cerrahpaşa’da bulunup “Cerrahpaşa Tıp Fakültesi” adını almıştır. Cerrahpaşa Tıp Fakültesinin alanı diğerinden daha fazla olduğundan, kliniklerin çoğu bu fakültede tekrar kurulmuştur.

1930’da Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Cerrahpaşa Hastanesi’ni ziyaret etmiş ve “Bu hastane kıyı şeridine doğru genişleyip at nalı şeklini almalıdır.” demiştir ve söyledikleri gerçekleştirilmiştir. Cerrahpaşa Hastanesi ve Tıp Fakültesi günümüzde en büyük tıbbi komplekslerden biridir.